|
İnsanca Yaşama Hakkı :İnsanca
yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına
sahipsiniz. Size hiç kimse işkence ve eziyet yapamaz; insan haysiyetiyle
bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamazsınız.
Hürriyet : Kişi hürriyeti ve güvenliğine
sahipsiniz. Bu hürriyet ve güvenlik, kanunlarla belirlenen tutuklama,
göz altına alma, ıslah evine gönderme ve resmi müessesede gözlem altına
alınma hallerinin dışında hiçbir kişi veya kurum tarafından ihlal edilemez,
kesintiye uğratılamaz. Yasa tarafından belirtilmeyen gerçeklere ve usullere
dayanılarak özgürlüğünüz kısıtlanamaz. Bu en tabii hakkınız, bunu sağlamak
da en önemli görevimizdir.
Tutuklanma: Kanunlarla belirlenen
usul ve esaslar doğrultusunda; tutuklanma sebebinin en kısa zamanda
tarafınıza bildirilmesi, haklarınızın neler olduğunun anlatılması ve
tutuklandığınızın yakınlarınıza bildirilmesi zorunludur. Yakalanarak
özgürlüğü fiilen kısıtlanan kişinin gözaltı süresi, bu kişinin yakalanması
ile birlikte başlar. Bir veya iki kişi tarafından işlenen suçlarda yakalanan
kişi serbest bırakılmazsa en yakın hakime gönderilmesi için gerekli
süre hariç en geç 24 saat içinde hakim önüne çıkarılır. Suç, Devlet
Güvenlik Mahkemesinin görev alanına giriyorsa bu süre 48 saattir. Tutuklanmanız
veya yakalanmanızda kanuna uygun olmayan bir unsurun varlığında hemen
serbest bırakılmanızı sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma
hakkına sahipsiniz.
Özel Hayatın Gizliliği :Özel hayatınıza
ve aile hayatınıza saygı gösterilmesini isteme hakkına sahipsiniz. Özel
hayatınızın ve aile hayatınızın gizliliğine dokunulamaz. Kanunlarla
belirlenen esaslara göre verilen arama kararları bu konuda istisnadır.
Konut Dokunulmazlığı :Konut
dokunulmazlığı en tabii hakkınızdır. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde
usulüne göre verilen hakim kararı olmadıkça, gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde ise Cumhuriyet Savcıları ve onların yardımcıları
sıfatıyla emirlerini yetirmeye memur olan Güvenlik Güçleri dışında hiç
kimse konutunuza giremez, arama yapamaz ve buralardaki eşyalarınıza el
koyamaz.
Avukat İsteme Hakkı :Herhangi
bir suçlamayla yakalanmanız veya göz altına alınmanız durumunda;
soruşturmanın her hal ve derecesinde bir veya birden fazla avukatın
hukuki yardımından faydalanma hakkına sahipsiniz. Zabıta Amir veya
Memurlarınca yapılan sorgu işleminde ancak bir avukat bulundurabilir,
sonraki savunmalarda ise ancak üç avukat bulundurulabilirsiniz.
Hangi makam veya kişi tarafından yapılırsa yapılsın soruşturmanın her
safhasında avukatınızın sizinle görüşmesi, ifade alma ve sorgu müddetince
yanınızda bulunup, hukuki yardımda bulunması engellenemez veya kısıtlanamaz.
Maddi yetersizliklerden dolayı avukat seçebilecek durumda olmamanız
halinde ise “Barolar Birliği” tarafından görevlendirilecek bir avukatın
hukuki yardımından ücretsiz faydalanabilirsiniz.
Delil Toplama Hakkı :İfadenizin
alınması veya sorgunuz sırasında üzerinizde yoğunlaşan şüpheden kurtulmak
gayesiyle belirteceğiniz konularda somut delillerin toplanmasını talep
edebileceğinizin ve aleyhinize olan şüpheleri ortadan kaldıracak somut
delilleri ileri sürme hakkınızın olduğunun da hatırlatılması zorunludur.
Geçersiz İfade :Herhangi bir nedenle
alınan ifadelerin özgür iradenizle alınmış ve aynı doğrultuda kayıtlara
geçirilmiş olması zorunludur. İradenizi baskı altına alma, kötü davranma,
işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddette
bulunma, araçlar vasıtasıyla cebir ve şiddet uygulama gibi iradeyi bozan,
istenmeyenleri söylemek zorunda bıraktıran bedeni veya ruhi zorlama
ile kanunlara aykırı herhangi bir eylem yapılamaz. Kanuna aykırı menfaat
vaat edilemez. Bu tür yasak yöntemlerle elde edilen ifadeleriniz rızanız
olsa da bile delil olarak değerlendirilemez.
Susma Hakkı :Zabıta
Amir ve Memurları ile C. Savcısı tarafından ifade alınma ve hakim
tarafından sorguya çekilmede; ne ile suçlandığınızın açıkça
belirtilmesi, isnat edilen suçlamayla ilgili olarak açıklamada
bulunmamızın (yani susmanızın) kanuni haklarınızdan olduğunun
hatırlatılması da zorunludur.
Hiç düşündünüz mü ?Çok şeritli kalabalık bir yolda aracınızla ilerlerken sol şeritte ve
önümüzde yavaş seyreden bir aracın sağından önüne geçiyor ve kızdığınız
için aniden frene basıyorsunuz, arkanızdan gelen bu araç dikkatli olduğundan
frene basarak duruyor. Ancak, onun arkasında seyreden araç sürücüsü
dikkatsiz olduğundan aracını durduramıyor ve önündeki araca çarpmak
suretiyle araçta bulunanların ölümüne sizin ortak oluşunuzla sebebiyet
veriyor. Şimdi siz insan haklarına saygılı olduğunuzu söyleyebilir misiniz?
Aracınızla seyrederken gerek sizin aceleci ve fevri hareketleriniz,
gerekse yayanın veya karşınızdan gelen sürücünün dalgınlığı sonucu yaralamalı
bir trafik kazasına sebebiyet veriyorsunuz. Yaralı kişi veya kişileri
en yakın sağlık kuruluşuna götürmeniz gerekirken olay yerinden uzaklaşıyorsunuz.
Şimdi siz insan haklarına saygılı olduğunuzu söyleyebilir misiniz?
Aracınızla seyrederken park halindeki araçlara çarparak maddi zarara
sebebiyet vermeniz halinde zarar gören araç sahipleriyle anlaştıktan
sonra olay yerinden ayrılmanız gerekirken, haber vermeden olay yerinden
uzaklaşıyorsunuz. Siz bu durumda insan haklarına saygılı olduğunuzu
söyleyebilir misiniz?
Şehirde ve bir apartman dairesinde oturuyorsunuz. Günün her saati
ve dakikasında evinizden dayanılmaz gürültüler geliyor ve siz bu gürültüleri
önlemede kayıtsız veya yetersiz kalıyorsunuz. Peki, sizinle aynı apartmanı
paylaşan hele hele sizin altınızdaki dairede yaşamak zorunda kalan komşunuzun
halini düşündünüz mü?
Bu durumda insan haklarına saygılı olduğunuzu söyleyebilir misiniz?
Kamuya veya özel sektöre ait bir işyerinin iş görenisiniz ve iş veren
tarafından hakkınızın verilmediğini öne sürerek kanuni hakkınız olan
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemek suretiyle oluştuğuna inandığınız
haksızlığı protesto ediyorsunuz. Toplantı ve gösteri yürüyüşünü kanunen
yasak olmasına rağmen ticaret merkezlerinin bulunduğu alanlarda yapıyorsunuz.
Yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşü müddetince isteseniz de istemeseniz
de buradaki esnafın ticaret yapmasını engelliyorsunuz. Şimdi siz kendi
hakkınızı ararken başkalarının hakkına saygısızlık ettiğinizi biliyor
musunuz?
Ülkemizde alkollü içki üretimi mevzuatla düzenlenmiş ve aynı doğrultuda
alkolün kadehle tüketildiği yerler de belirlenmiştir. Yani kimse size
niçin alkol aldığınızı soramaz, alkol alma özgürlüğünüzü kısıtlayamaz.
Ancak; alkol aldıktan sonra taşkınlık yapıyorsanız ve çevrenizi rahatsız
ediyorsanız ve bu eylemi sırf tatmin olmak için yapıyorsanız insan haklarına
saygıdan bahsedebilir misiniz?
Hakkınız olmadığı ve kazanmak için herhangi bir emek ve güç harcamadığınız
halde genel ahlak kurallarına aykırı ve ihanete varacak şekilde milletin
malını gasp ediyorsunuz, başkalarının eşyalarını ve parasını çalıyorsunuz,
rüşvet alıyor, görevinizi kötüye kullanıyor, devletin ve milletin malını
zimmetinize geçiriyorsunuz. Bunları yaparken herhangi bir vicdanı sızı
duymuyorsunuz. .Şimdi siz insan haklarına saygılı olduğunuzu söyleyebilir
misiniz?
Mutlaka herhangi bir yerde ikamet edip herhangi bir işyerinde çalışıyorsunuzdur.
İkamet ettiğiniz yerde komşularınız, çalıştığınız işyerinde de mutlaka
samimi olduğunuz iş arkadaşlarınız vardır. Zaman zaman onlarla sohbet
ediyorsunuzdur. Sohbet esnasında onların küçük sırlarına da vakıf oluyorsunuzdur.
Komşularınızın ve iş arkadaşlarınızın bu küçük sırlarını saklamanız
gerekirken aksine herkese anlatıyor, onların yanlış tanınmasına, toplumdan
dışlanmasına sebebiyet veriyorsunuz. Şimdi siz insan haklarına saygılı
olduğunuzu söyleyebilir misiniz?
Hakkınıza saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarının haklarına saygı
gösterin. Başkalarının haklarına saygı göstermeden kendi hakkınıza saygı
gösterilmesini beklemeniz asıl saygısızlıktır. |