BİYOLOJİK SAVAŞ VE KORUNMA :

GİRİŞ

Yüzyıllardır olduğu gibi günümüzde de dünyada barışın sağlanabilmesi için uluslararası kuruluşlar tarafından çalışmalar yapılmakta, devletler arası antlaşmalar düzenlenmekte, buna rağmen savaşları önlemek mümkün olamamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da silahlanma yarışı sürüp gitmektedir. Savunma amaçlı olduğu iddia edilen bu silahlar şüphesiz savaşa mani olmak için caydırıcı bir unsurdur da. Silahlanma saldırı veya caydırıcı amaca yönelik olabilir. Ama kullanılacağı mekan yerküremiz ve yerküremizde yaşayan insandır. Bu insanlar tarafından meydana getirilen şehirler, sanayi tesisleri, ulaşım, haberleşme, enerji vb. uygarlık abideleridir.

Bunları neden söylüyoruz; bilindiği gibi günümüzde savaşlar cephelerde yapılmamaktadır.

Yani yalnız silahlı kuvvetler arasında cereyan etmemektedir. Savaşan ülkeler asker ve sivil olarak top yekün bu acımasız, yok edici kavganın içinde yer almaktadır.

Doğrudan insana yönelik olarak yapılan sıcak savaşlarda kullanılan silahları, şu başlıklar altında saymak mümkündür.
- Klasik ve modern silahlar,
- Nükleer silahlar,
- Kimyasal silahlar,
- Biyolojik silahlar,
- Kozmik ve elektronik silahlar,
- Meteorolojik silahlar,
- Psikolojik silahlar.

Tüm bu silahların hedefi kesinlikle insanlardır. Gerçekte hepsi de büyük tehlike arzederler. Fakat nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar özel bir sınıfa dahildir. Çünkü, duyu organları ile keşifleri mümkün değildir. Bu nedenle insan hayatı daha çok tehlike altındadır.

TANIMI
Biyolojik savaş; insan, evcil hayvan ve faydalanılan bitkilerde ölüm veya zarar meydana getirmek, malzemeyi hasara uğratmak amacıyla mikroorganizmaların veya bunların toksinlerinin (zehirlerinin) kasten kullanılmasıdır.
Bakteriler, Riketsialar, Virüsler, Funguslar, Protozoalar gibi mikroorganizmalar biyolojik savaş maddesi (ajanı) olarak kullanılabilir.

BİYOLOJİK SAVAŞ MADDELERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Biyolojik savaş maddelerinin belli başlı özellikleri şunlardır:

1- Üretimleri kolay ve ucuzdur.
2- Depolama şartlarına ve dış şartlara dayanıklıkları fazladır.
3- Enfeksiyon yetenekleri fazla olup,salgın yapabilmektedir.
4- Hastalık yapmaktadır.
5- Vücuda çeşitli yollardan girer.
6- Kuluçka devreleri genellikle kısadır.
7- Teşhis ve tedavileri güç olup, çok zaman almaktadır.
8- Öldürücüdür.

BİYOLOJİK SAVAŞ MADDELERİNİN VÜCUDA GİRİŞ YOLLARI
1- Solunum Sistemi,
2- Sindirim Sistemi,
3- Deri,
4- Tenasül Organları,
5- Göz Konjiktivaları ile

Biyolojik ajanın vücuda giriş yollarına göre tehlike oranı artar. Örneğin; ŞARBON hastalığı mikrobu deri yolu ile alınırsa ölüm oranı %5-20 civarında iken, solunum yolu ile alındığında ölüm oranı %99'a kadar çıkar. Yine VEBA deri yolu ile bulaştığında ölüm oranı %20-30 iken, solunum yolu ile alındığında ölüm oranı %95'e kadar çıkar.Tüberküloz basilleri solunum yolu ile akciğerlere girince hastalık VEREM olur. Aynı basiller sindirim yolu ile alınırsa bağırsakta bağırsak hastalığı olur. TİFO mikrobu yaralardan geçerse az, sindirim yolu ile alınırsa çok tehlikeli olur.

BİYOLOJİK SAVAŞA KARŞI SAVUNMA

Biyolojik silahlara karşı savunma tedbirlerinden sorumlu makam Sağlık Bakanlığıdır. Ancak, diğer Bakanlık ve ilgili kuruluşlar da kendi hizmetleri ile ilgili savunma tedbirleri konusunda gerekli önlemleri almak durumundadırlar. Örneğin; bitki ve hayvanlarda ortaya çıkacak hastalıklara karşı tedbirler Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca, Biyolojik Ajan ile kirlenmiş sahaların temizlenmesi Çevre Bakanlığı, İtfaiye ve Sivil Savunma vb. kuruluşlarca yapılmaktadır. Biyolojik silahların kullanımını önleyecek veya kullanıldıklarında bunları etkisiz hale getirebilecek hiç bir kesin önlem pratik olarak yoktur, yakın gelecekte de olmayacaktır. Bu tür silahların üretilmesi, depolanması ve kullanılması oldukça ucuz, ancak bunlardan korunma, tedavi yöntemleri ise oldukça pahalı ve zordur. Etkili bir savunma için iyi eğitilmiş personele, çok etkili haber alma birimlerine, kaliteli ve etkili koruyucu malzeme, tespit ve teşhis araç ve gereçlerine, çok çabuk ve etkili bir şekilde organize olan Sağlık, Sivil Savunma ve İtfaiye teşkilatlarına gerek bulunmaktadır.

BİYOLOJİK SAVAŞ MADDELERİNDEN KORUNMA TEDBİRLERİ

1- Genel Tedbirler
a) Sağlık, İtfaiye, Sivil Savunma ve diğer ilgili personel ve halk, biyolojik savaş hakkında bilgilendirilmelidir.
b) Bunlara hijyen kural ve esasları öğretilmelidir.
c) Bütün yurtta aşı, serum, ilaç, hastane, doktor ve sağlık personeli yeterliliği sağlanmalıdır.
d) Planlanan aşılar zamanında yapılmalı ve gerekli sıhhi tedbirler alınmalıdır.
e) Biyolojik savaş maddelerine karşı koruyuculuk sağlayan malzemeler (maske, koruyucu elbise, kitler) temin edilmeli ve kullanılması öğretilmelidir.
f) Şahsi ve çevresel temizliğe dikkat edilmelidir.
g) Su ve besin maddeleri temiz olarak kapalı kaplarda bulundurulmalı ve gerektiğinde kaynatılmalıdır.
h) Hastalıklar, ilgili yerlere derhal haber verilmelidir.
I) Yetkililerin emir ve talimatlarına uyulmalıdır.


2- Bireysel Tedbirler
a) Varsa maske tak.
b) Kirlenmiş sahadan en kısa sürede uzaklaş.
c) Hiç bir şeye el sürme ve yere atılmış eşyaları alma.
d) Elbiseni düğmele, eldivenlerini giy ve açık yerlerini kapat.(kesik ve yaralar, yara bantı ile kapatılmalıdır.)
e) Yakınında sığınak varsa sığınağa gir.
f) Yanındaki içecek ve yiyecekten başkasını yeme.
g) İçecek ve yiyecekleri kaynat.
h) Kullanılacak malzeme ve araçları sterilize et.
ı) Vücudunu temiz tut.
j) Hastalık halinde derhal doktora müracaat et.
k) Şaşırma, heyecanlanma ve şayialara inanma.